AYM bugün toplanıyor… YENİ Parti ismi mahkemede
AYM bugün toplanıyor… YENİ Parti ismi mahkemede
İçeriği Görüntüle

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, CHP’den istifa eden Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın istifası, Silivri’de tutuklu bulunan Ekrem İmamoğlu, Terörsüz Türkiye süreci ve erken seçim ile ilgili değerlendirmelerde bulundu.

Kılıçdaroğlu, erken seçim olacağı kanaatinde olmadığını belirterek, Mansur Yavaş’ın istifasının ise üzdüğünün söyledi” dedi.

"MANSUR BEY'İN İSTİFASI ÜZDÜ"

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın CHP'den istifasını yorumlayan Kılıçdaroğlu, "Mansur Bey Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı olarak görevini yapıyor. Belediye başkanları hizmet ettikleri ile hiçbir ayrım yapmaksızın hizmet ederler. Yani hizmeti götürürken onların hangi partiye üye olduklarını veya hangi sınıftan olduklarını araştırmaz. Belediye başkanı bir yerde sorun varsa o sorunu götürür, çözer. Kendisi ekibi, kadrosuyla sorunları çözmekle yükümlü zaten. Mansur Bey'in istifası üzdü mü? Elbette üzülürüz” dedi.

“YOLSUZLUK YAPANIN PARTİSİ OLMAZ”

Belediyelere yapılan operasyonlarla ilgili konuşan Kılıçdaroğlu, "Sadece CHP'li belediyelere yönelik operasyon yapılması doğru değil. Yolsuzluk yapma iddiasıyla eğer yargı ya da güvenlik güçleri hareket ediyorsa burada parti ayrımı yapmaması lazım. Parti ayrımı yaparsa yolsuzluk olsa dahi en azından belli bir kitlenin kafasında soru işaretleri oluşturuyor. Neden buraya dokunulmuyor diye. Yolsuzluk yapanlar, yolsuzluk yapmayı sürdürenler Cumhuriyet Halk Partisi'nden derhal istifa etsinler, AK Parti'ye katılsınlar. Yolsuzluğu kim yaparsa üzerine gidilmeli. Yolsuzluk yapanın partisi olmaz. Yani birisi yolsuzluk yapıyorsa ve üzerine gidiliyorsa elbette gidilmeli. Sabahın 5'inde 6'sında ev basılmamalı. Telefon edersiniz, gelir bu kişi, niye gelmesin yani? Bu doğru bir şey değil. İki, ben öteden beri tutuklamaları doğru bulmuyorum. Kişi ev hapsinde olabilir... Dolayısıyla kişileri mahkum olmadığı sürece hapiste tutmanın doğru olmadığına inanan birisiyim” diye konuştu.

İMAMOĞLU NEDEN İHRAÇ EDİLMEDİ?

Ekrem İmamoğlu’nun partiden neden ihraç edilmediği sorusuna yanıt veren Kılıçdaroğlu, “Ekrem Bey ile ilgili,kişinin mahkumiyeti kesinleşmedikçe onu, ben seni partiden atıyorum demek doğru değil. O nedenle biz mahkumiyetin kesinleşmesini bekledik. Yargılanır mı? Evet, çok kişi yargılandı bizde. Belediye başkanlarımız oldu, 397 yılla yargılandı, İzmir, Eskişehir, biz bunları da ihraç etmedik ama sonunda beraat ettiler. Dolayısıyla hani baştan ön yargıyla hareket etmeyi doğru bulmayız. Mahkeme karar verir, ondan sonra gereğini yaparız. CHP'li belediye başkanı olup da başka bir partiyle iç içe olan belediye başkanını ihraç ediyoruz, disipline veriyoruz. Bir belediye başkanının kişiliği olmalı. Ahlak da bunu gerektirir. Belediye başkanlarına yaklaşımımız bu çerçevede” dedi.

“EN TİPİK ÖRNEĞİ MELİH GÖKÇEK…”

Kılıçdaroğlu, "Ekrem İmamoğlu'nun tutukluluğuna ilişkin siyasi tutuklu değil demiştiniz, ama CHP'de kalan bazı belediye başkanlarına yönelik de sonrasında gözaltı ve tutuklamalar oldu. Mesela Vahap Seçer; sizce kendisi bir siyasi tutuklu mudur?" sorusuna şu yanıtı verdi:

"Vahap Bey ile ilgili iddianame çıkmadı. Diğerlerinde iddianame çıktı. Tabii iddianame olmadığı için bir şey diyemeyiz, sadece Cumhuriyet Halk Partili belediye başkanlarının tutuklanması doğru değil. Yani bu şunu doğal olarak doğuruyor: Belediye başkanlarına deniyor ki, eğer bizim partimize gelirseniz istediğiniz kadar yolsuzluk yaparsınız ve korumam altında olursunuz. Ama başka partideyseniz ben sizi gözaltına alırım. Bu bütün belediye başkanlarına verilen mesajdır. Biz geçmişte de AK Partili belediyelerle ilgili çok şey söyledik. En tipik örneği Melih Gökçek. Söyleyen de ben değilim, söyleyen de Bülent Arınç, parsel parsel sattınız diyen o. Ne parselin hesabı soruldu, ne P harfine kadar yaklaşıldı."

"ÖNEMLİ OLAN ÖCALAN'IN KATKI VERMİŞ OLMASI"

Kılıçdaroğlu, "Abdullah Öcalan'a bir statü verilmesini nasıl değerlendiriyorsunuz? Bu kapsamda Abdullah Öcalan'a bir statü verilmesini ve silah bırakma alt komisyonunun çalışmasına nasıl bakıyorsunuz?" sorusu üzerine, "Bu tartışılıyor, böyle bir düşünce var mı yok mu bilmiyoruz. Sonuçta kendisi PKK'nın terör örgütünün uzun süre liderliğini yapan kişidir. Bir statü verilir mi verilmez mi onu bilmiyorum ama burada önemli olan kişiye statü verilmesi değil, önemli olan Öcalan'ın da sorunun çözümüne katkı vermiş olmasıdır. Biz sorunu kişiselleştirmenin çok ötesinde toplumsallaştırmak zorundayız. Türkiye bu sorunu aşmak kendi içinde barışı sağlamak zorundadır. Buradan Türkiye'nin süratle çıkması ve kurtulması lazım. Başka şeylere bizim odaklanmamız lazım. Türkiye'nin..." diye konuştu.

"KANALLARIN KAPATILMASINI DOĞRU BULMAM"

Halk TV'ye atanan kayyımın sorulması üzerine Kılıçdaroğlu, şu yanıtı verdi:

"Şimdi bir siyasetçinin elbette ki televizyonları eleştirme hakkı var, eleştirebiliriz yani. Bir soru üzerine oldu, çok iyi niyetle düşüncelerimi ifade ettim. Diğer televizyon kanalları içinde yeri zamanı gelince bize soru sorulduğunda onu da eleştiriyoruz, bizim istediğimiz doğru haber. Ama benim o eleştirimi esas alıp 'Vay efendim siz Halk TV'nin kapanmasına yol açtınız' demek, ne diyeyim yani şimdi? Aklı olan bunu söylemez, çünkü kaç sayfalık iddianame çıkmış, Allah aşkına üç günde bunlar hazırlanır mı? Halk TV'ye sahip olan kişinin ne mal varlığı ile ne de diğer konularla ilgili hiçbir açıklama da yapmadım, iddianamede bunlar da var. Bir siyasi partinin Halk TV'nin yapmış olduğu bir yayını eleştirmesi kadar doğal bir şey yok, yani bu sadece Halk Televizyonu ile ilgili değil, birçok televizyon kanalı ile ilgili düşüncelerimiz yeri zamanı geldi açıkladık. Ben televizyon kanallarının medya özgürlüğünün korunması gerektiğine inanan birisiyim. Aynı şekilde gazetecilerin, beni en sert eleştiren gazeteciler de dahil olmak üzere gazetecilerin tutuklanmalarını doğru bulmuyorum. Yargılanabilirler, dava açılabilir ama tutuklanmaları, televizyon kanallarının kapatılmasını doğru bulmam."

“ERKEN SEÇİM OLACAĞI KANAATİNDE DEĞİLİM”

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum'un erken seçim açıklamalarının sorulması üzerine Kılıçdaroğlu, “Sayın Uçum'un açıklamalarını bilmiyorum, arkadaşlar bana aktardılar kısmen. Birincisi şu: Erken seçim kararını parlamento alır. Sayın Uçum'un yaptığı açıklama bir temenni olabilir, ayrıntısını Sayın Uçum'un sizlere vermesi lazım. Parlamento böyle bir karar almaya hazır mı? Hayır, hazır değil. Ülke bu haldeyken, yangın yerindeyken hangi erken seçimi yapacaksınız? Ekonomiyi görüyorsunuz, fon vurgununu görüyorsunuz, yolsuzlukları görüyorsunuz, gelir dağılımındaki olağanüstü bozulmayı görüyorsunuz. Yoksulluğun artık yaygınlaştığını ve bir anlamda da kitleler tarafından kabul edildiğini görüyorsunuz. Hangi erken seçimi yapacaksınız ve hangi gerekçeyle yapacaksınız? Eğer seçim illa yapacağız diyorlarsa, bizim belediye başkanlarını CHP'li belediye başkanlarını transfer ederek işte bunlar geldi, dolayısıyla bunların arkasındaki kitle de gelir biz oy verir diyorlarsa öyle bir dünya yok. Belediye başkanı kendisi gitmiştir. Ona oy verenler zaten tepkilerini göstermişlerdir. Giden belediye başkanları hakkımızda soruşturma açılmasın diye gitmişlerdir, yoksa keyiflerinden oraya gitmemişlerdir. Sayın Uçum'un zaman zaman yaptığı açıklamalar yazılıyor, çiziliyor, ama ben bir erken seçimin olabileceği kanaatinde değilim, hele bu terörü bitirme, sonlandırma çerçeve yasa, bu sürecin sonlanması lazım” dedi.

Kaynak: ANKA