Gizem TABAN/İZ GAZETE- Türkiye’de özellikle son dönemde enflasyonun hızlı yükselişi ve buna binaen artan kira ücretleri nedeniyle yaşanan kriz aile sağlı merkezlerini de vurdu. Mülk sahipleri, kiraladıkları ASM binaları için; enflasyon nedeniyle kira fiyatlarını yükseltirken Sağlık Bakanlığı’nın ASM’lere yaptığı gider ödemelerindeki artışın yetersiz kalması aile hekimlerini yerinden vatandaşları da sağlık hizmetinden etti. Gelişmeler doğrultusunda; İstanbul, İzmir, Antalya gibi pek çok kentte kiralarına yüzde 100’den fazla zam yapılmak istenen aile sağlığı merkezlerine tahliye ihtarnameleri de çekilmeye başlandığına dair iddialar gündeme gelirken konuya ilişkin Aile Hekimleri Dernekleri Federasyonu’ndan (AHEF) açıklama geldi.

‘ADALETSİZ DÜZENLEME’

ASM’lerde yaşanan sürece dair açıklamalarda bulunan AHEF Başkanı Kemal Noyan, “Bazen adalet eşit ücret vermek değil, bazen adalet; bölgenin ihtiyaçlarını gözeterek, hakkaniyetli bir planlama yapmaktır. Maalesef Sağlık Bakanlığı’nın yaptığı planlama; Hakkari’deki bir ASM ile ile İzmir’deki bir ASM’nin kirasını eşit tutmak suretiyle yapılan adaletsiz bir düzenlemedir. Mevcut kanunlar mülk sahiplerine; 5 yıldan sonra kira artırma hakkı, 10 yıldan sonra da kiracıyı çıkarma hakkı tanımaktadır. Türkiye’de son 2 yıl içerisinde ciddi bir enflasyon oluştu. Ve devlet tarafından bize verilen; kira, elektrik, doğalgaz, yanımızda çalışan personellerin giderlerini kapsayan ASM gider ödemeleri, reel enflasyonla orantılı yapılmıyor, memur maaş artışı oranında yapılıyor” diye konuştu.

ÇÖZÜM ÖNERİLERİ

Çözüm önerilerini de sıralayan Noyan, “Sağlık Bakanlığı tüm ASM’leri istimlak edebilir veya TOKİ eliyle belirli bölgelerde ASM’ler yapıp aile hekimlerinin kullanımına ve vatandaşın hizmetine sunabilir. Öncelikli çözüm önerimiz; bu fiziki mekanların devlet eliyle yapılması ve sunulması yönünde… Ancak bu kısa vadede uygulanabilecek bir çözüm değil. Bugün için reel çözüm; İstanbul Beyoğlu, İzmir Karşıyaka’daki kiralar ile Hakkari veya Kars’taki kiraların bir tutulması ve kiraların o ilin kendi özelliklerine göre ASM gider ödemesi olarak Bakanlık tarafından hesaplanmasıdır. Yakın bir zamanda; Antalya’da mülk sahibi açtığı davayı kazanmıştı, ASM boşaltılmak durumunda kalındı, bunun üzerine aile hekimleri geçici olarak Sağlık Bakanlığı tarafından yakın bir ASM’ye yerleştirildi. Ancak bu da vatandaşın daha uzak bir ASM’ye gitmesi ve sağlık hizmetlerinin aksaması demektir. Ve bunu İstanbul, Ankara, İzmir, Antalya gibi büyük illerde yaygınlaştırmak; sağlık hizmetlerinin çökmesi demektir. Son 10 yılda; anne-bebek ölümleri azaldı, aşılamada yüzde 98’in üzerinde bir başarı sağladık, kanser taramalarında ciddi bir artış var, bununla birlikte vatandaşın yaşam süresi uzadı. Ama vatandaşın yaşam süresi uzarken, yapılan istatistiklerde; hekimlerin yaşam süresinin uzamadığını görmekteyiz. Bu da sağlık çalışanlarının ne kadar zor şartlarda çalıştığını ortaya koyuyor. Sağlık Bakanlığı’nın 2020 yılı verilerine göre; uzman hekimler Türkiye’nin Batı’sında çalışmayı tercih ederken, özellikle Ege, Doğu Marmara, Batı Anadolu’daki kira artışlarından dolayı aile hekimleri bu bölgeleri tercih etmemektedir. Bu gidişata göre Antalya örneği Türkiye’de yayılabilir. Dolayısıyla ASM gider ödemelerinde ciddi bir artış yapılması gerekmektedir” açıklamalarında bulundu.