İzmir Gazeteciler Cemiyeti, 6 Nisan Öldürülen Gazeteciler Günü dolayısıyla bir mesaj yayınladı. İGC tarafından yayınlanan açıklamada, Türkiye'deki basın özgürlüğü mücadelesine dikkat çekildi.
İzmir Gazeteciler Cemiyeti tarafından yayınlanan mesajda, şu ifadelere yer verildi:
"Ülkemizin demokrasi mücadelesi ile basın özgürlüğü mücadelesi neredeyse birbiriyle yaşıttır. Yakın tarihimizin en karanlık ve baskı dönemlerinde kendini gösteren yasaklar, tehditler, tutuklamalar ve cinayetler; demokrasi ve özgürlük mücadelesi adına ilk önce gazetecilerin kapısını çalmıştır. Neredeyse 120 yıl öncesinden bugüne kadar, baskının, sürgünün, sansürün, hapishanelerin, işsiz bırakılmasının susturamadığı bağımsız ve ilkeli gazeteciler, egemenler ve onların tetikçileri tarafından öldürülmekle karşı karşıya kalmışlardır. Basın özgürlüğü mücadelemizin geçmişine baktığımızda meslektaşlarımız, toplumun ihtiyacı olan yaşamsal olgu neyse onu sayfalarına taşımışlardır. Onun içindir ki, Hasan Tahsin, Hüseyin Hilmi gibi isimler işgale kalemle karşı direnişin; Sabahattin Ali ve arkadaşları tek sesliliğe karşı özgürlüğün; Abdi İpekçi karanlık güçlerin kirli oyunlarına karşı halkı aydınlatmanın; Uğur Mumcu yobazlığa, gericiliğe karşı laikliğin; Musa Anter ve Hrant Dink gibi isimler ırkçılığa karşı kardeşliğin ve barışın; Metin Göktepe de onurlu, kararlı muhabirliğin sembolü olmuştur."
"Tüm meslektaşlarımızı saygıyla anıyoruz"
İzmir Gazeteciler Cemiyeti tarafından yayınlanan mesaj şöyle devam etti:
"Onların öldürüldüğü yerde ve zamanda egemenler mutlaka bir gerçeği gizlemek istediler. Ancak, onların bayrağını taşıyan onurlu meslektaşları gerçekleri haykırmaya devam etti. 6 Nisan Öldürülen Gazeteciler Günü’nü saydığımız ve sayamadığımız sayısız meslektaşımızı anarak karşılarken maalesef gazetecilik aynı tehdit ve zorbalıkla karşı karşıya kalmaya devam ediyor. Son iki haftadır İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun gözaltı ve tutuklamasıyla başlayan toplumsal eylemlerde gazeteciler ilk hedef oldu. Uluslararası basın kuruluşlarının mensuplarının da polis hedefi olduğu günlerden geçiyoruz. Gözaltı ve tutuklama tehdidi sokağı dolduran vatandaşlar kadar gazetecilere de uygulandı. Bizler, bir asrı aşan özgürlük mücadelesini kararlılıkla sürdüreceğimizi bir daha haykırıyoruz. Öldürülen meslektaşlarımızın bizlere bıraktığı miras en büyük gücümüzdür. Gazetecilik mesleğini yaptığı için tutuklu bulunan 18 meslektaşımıza karşı kendimizi sorumlu hissediyoruz. Bu bayrağı onlar için ve özgür düşüncenin yaşaması için taşımaya devam edeceğiz. 6 Nisan Öldürülen Gazeteciler Günü vesilesiyle aramızdan alınıp koparılan tüm meslektaşlarımızı saygıyla anıyoruz. Düşünceye ve söze kelepçe vurulamaz. Gerçek, mutlaka menziline varır."