Geçmiş dönem Konak Belediye Başkanı Sema Pekdaş, İzTVde yayınlanan Nil Kahramanoğlu ile Gündem Özel programının konuğu oldu. Siyasi gündeme dair değerlendirmelerde bulunan Pekdaş, İstanbul başta olmak üzere Türkiye’nin birçok noktasında devam eden eylemlerin AKP iktidarından bıkmışlığın göstergesi olduğunun altını çizdi.
"Uzun süredir hedefteydi"
Tutuklu bulunan CHP Cumhurbaşkanı Adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun uzun süredir iktidarın hedefinde olduğunu söyleyen CHP’li Sema Pekdaş, “19 Mart’tan önce bir hazırlık süreci var. 19 Mart bunun patlaması oldu ve sonrasında yaşananlar hiçbir gücün saldırılamaz olduğunu gösterdi. Ben yaptım anlayışı olmaz. Türkiye 1876’dan beri iyi kötü sandık ve meclis deneyimine sahip bir ülke. Bu topraklar bir istişare kültünü hep kabul etmiştir. Tek adam yönetimi bizim coğrafyamıza, tarihimize uygun değil. Seçimle gelen organların varlığı cumhuriyetin bir hukuk devleti olmasının bir göstergesidir. Yönetmenin cumhurbaşkanlığı tarafından yapılması bu ülkeye uygun değildir” diye konuştu.
"Hukuk rafa kaldırıldı"
Şişli Belediyesi’ne kayyum atanması ve sonrasında gelişen olaylara dair konuşan Pekdaş, “Bir belediye başkanının hakkında soruşturma olabilir. Bunun doğru olup olmadığı yargı sonunda belli olur. Terör suçu başkanın göreviyle ilgili bir suç da değildir. Terör tanımı bu kadar geniş bir kavram da değildir. Belediye başkanı bir suçla görevden alınabilir. Görevden alındığı zaman seçimle gelenle, belediye meclisinde seçilir. Şişli Belediyesi’nde başkan tutuklandıktan sonra meclis üyeleri de görevden uzaklaştırıldı. Bu hukukun tamamen rafa kaldırıldığını gösteriyor. Kent uzlaşısı nedeniyle Batı’daki Kürtlerin seçilmiş olarak belediye meclisinde görev yapması bir suçmuş gibi değerlendiriliyor. İnsanların bir kısmının seçilme hakkı ellerinden alınıyor. Nereden baksanız ele gelmeyecek hukuka aykırılıklar olağan hale getirilmeye çalışılıyor. Bu kadar saldırganlık, güç gösterisi hiçbir zaman karşılıksız kalamaz. Bu topraklar işgale karşı direnmiş topraklardır. Hiçbirimiz biat eden kullar değiliz. Yurttaş kimliğimize bu kadar saldırıya evet demek mümkün değildi. Bu yaşananlar bardağın taşmasıdır. Bu yaşananları öngörmüş gibi gazetenize verdiğim röportajda ‘Umut treni yola çıkmıştır, yolu açık olsun’ demiştim. Aynı şeyi söylüyorum. Bu işler başlamadan önce çıkmıştı yola. İnsanlar biz yurttaşım diyerek haykırıyor” ifadelerini kullandı.
"Korku sınırı aşıldı"
İmamoğlu’nun tutuklanmasının ardından başta İstanbul olmak üzere Türkiye’nin birçok yerinde başlayan ve devam eden eylemlerle ilgili de konuşan Pekdaş, gözaltı ve tutuklamaların hukuka aykırı olduğunu söyledi. Pekdaş, “Anayasa’da nelerin yazdığını söylesem de anlatsam da boş artık. Eğer egemenlik bana aitse ve ben bu egemenliğimi siyasal partiler aracılığıyla kullanıyorsam siyasal partiler bir propaganda yapmak zorunda. Kamuoyu oluşturulması lazım. Bu nerede oluşur? Sokakta. Egemenliğin bir tezahürünün bir sonucudur. Bu yüzden bu gözaltılar baştan başa Anayasa’ya aykırıdır. Ancak bu gözaltı ve tutuklamalar dayanışmayı da büyütüyor. Herkes omuz omuza birbiriyle dayanışıyor. Bu süreç böyle gitmez. Çünkü korku sınırı aşıldı. Görmedikleri şey bu” şeklinde konuştu.
"Özel, süreci iyi yönetti"
Süreçle ilgili CHP’nin tavrını değerlendiren Pekdaş, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in süreci çok iyi yönettiğini düşündüğünü belirterek, “Lider olarak kendisini kabul ettirdi. Saraçhane’nin mesken tutulması çok önemliydi. Çünkü gözaltı sonrası belediyeye girilebilirdi. Çok daha kötü şeyler olabilirdi. İnsanların tepkilerini gösterebilmeleri için alan yaratmak gerekir. Bu alanda İstanbul halkının iradesinin somutlaştığı yer Saraçhane’deki belediye binasıdır. Halkın iradesini gözaltına almanız mümkün değil, bunu göstermeniz gerekiyor. AKP iktidarı hep millet iradesi diyordu ve sandığı gösteriyordu. 16 milyonun iradesi ne olacak, Şişli halkının iradesi ne olacak? Kendisinin en büyük dayanağı olan ‘sandık’ yok sayılmıştır. Muhalefetin tüm kesimleri Saraçhane’deydi. Özel, orayı bir halk arenası haline getirmiştir. Bugün İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne kayyum atanmadıysa, Saraçhane’yi sahiplendikleri içindir. Saraçhane’de bir zafer kazanıldı. Kayyum atanmasına engel oldular. O zaman aynı şeyi tekrar etmenin bir anlamı yok. Şimdi başka şeyler yapmak lazım. Boykot işlerini de doğru buluyorum. İlk günden de meyvesini vermeye başladı. Hep aynı şeyleri yaparsanız asıl o zaman bu süreç sönümlenir. Bundan sonra başka bir şey yapılacaktır” açıklamasında bulundu. Nil Kahramanoğlu
"Parti yeniden kenetlenir"
Şaibeli kurultay söylemlerini de eleştiren Pekdaş, “Kurultay hiçbir şekilde iptal edilemezdi. ‘Bu adam istediğini yapar’ diye hoyratlıkla konuşmamak lazım. Bu tartışmaların önüne geçilmek için bir kurultay takvimi açıklandı. Kayyum atansa da onun görevi de kurultaya götürmek. Sokakları gördükten sonra hiçbir iktidar, hoyratça iktidarı kuran partinin kurultayını iptal edemez. Hangi AKP kongresi, kurultayı demokratik? Aday olmak isteyen ikinci kişi cumhurbaşkanının yanına götürülüyor, aday olmayacaksın deniliyor. Bu mu adaletli, hukuka uygun davranış? Bu ülkede demokrasiyi tek işleten kurum CHP’dir. Kurultay sürecinin varlığı yeniden kenetlenmeyi yaratır. Ok yaydan fırlamıştır. Umut treni yola çıkmıştır. Bundan sonrası Türkiye için aydınlık” diye konuştu.