İzTV’de Nil Kahramanoğlu’nun sunduğu Mühendis Gözüyle İzmir programının konukları, İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) Onur Kurulu Üyesi Fuat Günak ve Ege Üniversitesi İnşaat Mühendisliği bölümü Ulaştırma Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yalçın Alver oldu. Programda İzmir’de artan nüfus ve yapılaşma nedeniyle ortaya çıkan trafik sorunu, İzmir ulaşımı ve yapılan yatırımlar konuşuldu.

Büyük kentlerin sorunu

İzmir’de özellikle pandemi sonrası çok fazla nüfus artışı olduğunu dile getiren Alver, “Ulaşımda asıl olan önümüzde 20 yıllık süreyi planlayarak çalışmaktır. Pandemiyle birlikte öngörülemeyen bir nüfus artışı oldu. Bunların da çoğu beyaz yakalıydı. Yani birçoğunun kendi araçlarıyla trafiğe çıkması ciddi bir artış ve beraberinde sorunlar yarattı. Bu yalnızca İzmir’in değil Türkiye’nin tüm büyük kentlerinin sorunlarıdır. Her kentte ulaşım problemi var ve asıl mesele ne düzeyde olduğu ve nasıl çözülmesi gerektiği önemli” diye konuştu.

Planlama önemli

İzmir’in tarihi ve stratejik önemine dikkat çeken Günak, “İzmir, büyük Anadolu medeniyetlerine kapı açmış bir şehirdir. Ulaşımın kökeni ticarettir. İzmir önemli bir liman kentidir. Sanayi, ticari ürünlerin pazarlamasında önemli yer tutmuştur. Tabii tarım ticaretinin desteklenmemesi nedeniyle İzmir gibi sanayi kentlerine ciddi bir göç yaratmıştır. Bu da belli başlı sorunları beraberinde getirmiştir. Ulaşımı çözmeden trafiği çözemezsiniz. İş kentsel planlamayla başlar. Yöneticiler oy kaygısıyla yeteri altyapıyı oluşturmadan sadece konut ihtiyacını gidermek için bölgeleri imara açmışlar. Bu sorunları çözmek aslında mühendislere düşüyor. Ancak uzmanı olmadığı halde her konuda kararı siyasiler verdiği için bu sorunları yoğun olarak yaşıyoruz” şeklinde konuştu.

Ulaşım ve trafik sorununun çözümü için en önemli adımın toplu ulaşım olduğunu söyleyen Günak, “Göçün yaratmış olduğu aşırı kalabalıklar, ulaşım sorunlarının çözümü noktasına baktığımızda şu sonu çıkarıyor; bu sorunlar toplu ulaşımla çözülür. İzmir’de özel araç kullanımı yüzde 25’ler seviyelerinde. Toplu ulaşımı nasıl teşvik ederiz bu noktada çalışmalıyız. Olması gereken toplu ulaşım yöntemi hafif raylı sistemdir. Ne yazık ki Türkiye olarak bu konuda çok geç kaldık. Toplu ulaşım noktasında ciddi yatırımlar yapılması gerekiyor. 20202 yılında İzmir için çok önemli bir çalışma yapıldı. Ulaşım Master Planı yapıldı. 2023 hedeflendi. Ancak öngörülemeyen bir şey oldu; pandemi. Pandemiden dolayı başka parametreler ortaya çıktı. Bunlardan biri motosikletler. Bu da İzmir trafiğinin kalbine hançer gibi görünüyor. Belki bir gereklilikti ancak öngörülmediği için sıkıntılar yaşattı” açıklamasında bulundu.

Ulaşım sorununun çözümünün uzun gerçekleşecek bir şey olduğunu ifade eden Alver, şunları söyledi:

“Trafik sorunu dediğimizde akla ilk gelen kara yolundaki sıkışıklıklar. Pandemide bu sorunlar var mıydı yoktu. Çünkü insanlar evlerinde oturuyordu. Bugün nüfus artışı dışında araç sahipliği oranı da arttı. İnsanlar günlük seyahatlerine özel araçla gitmeyi tercih ediyorlar. Bu bir tercih meselesi aslında. Bunu farklı yerlere çekmek gerekiyor. Toplu ulaşıma teşvik etmek gerekiyor. Kentte ulaşım sorunun çözmek istiyorsanız elbette noktasal atışlar yapabilirsiniz. Bir kavşakta sorun varsa onu iyileştirebilirsiniz. Ancak bu yalnızca noktasal müdahalelerle çözülecek bir şey değil. Asıl yapılması gereken uzun vadeli çözümlerdir. Bu da ana planlar sonucunda çıkıyor ve bu planlar şu anda İzmir’de yapılıyor. Ulaşımda çözüm dediğiniz şeyler büyük yatırımlardır. Bir metro açmak istiyorsanız en az 4-5 yıl sürüyor. Trafiği rahatlatacak temel sorunların çözümünü bir yılda göremeyiz. Bu noktada insanların biraz sabırlı olması gerekiyor. Kısa vadeli çözüm önerileri üretilecek noktalarda da çalışmalar yapılıyor ve bunların hızlandırılması gerekiyor. İzmir şanslı görüyorum. Çünkü İzmir halkının dinamik ve sorunlara eğilen bir yapısı var. İzmirliler olarak bizlere düşen görevler de var. Bu yüzden günlük seyahatlerimizi nasıl yapacağımızı da düşünmeliyiz. Yürüyebilir miyim, toplu taşıma, bisiklet kullanabilir miyim, özel araç kullanmaktansa bunları kullanabilir miyim diye düşünmeliler. Bu dünyanın her yerinde böyle. Gelişmiş ülkelerde toplu taşıma daha yaygın kullanıldığı için bizden daha az sorunlar var. Bizim bunu görmemiz lazım. O yüzden her İzmirlinin üstüne düşen görevler var. Elbette siyasetçilerin üstüne düşen çok önemli görevler de var. Bu noktada İzmir’i şanslı görüyorum çünkü şu anki belediye başkanımız Dr. Cemil Tugay planlamaya çok önem veren birisi. Sadece kısa vadeli değil uzun vadeli çözümleri de destekliyor. Kent nüfusunuz çok fazla. Dünyadan bir tık öndeyiz. Avrupa’ya baktığımızda İzmir kadar nüfusu olan kent örneği çok az. İstanbul ölçeğinde bir kent ise Avrupa’da yok. Daha yaşanabilir ve iyi bir kent istiyorsak özel araç kullanım sayısını azaltmak gerekiyor. Belediye de üzerine düşen görevleri yerine getirmeli. Bunu için de çaba harcıyor.”

Ulaşım yatırımlarına değinen Günak, deniz ulaşımında nasıl olması gerektiğini şu sözlerle anlatı:

“Deniz ulaşımı şu anda günlük yolcu taşıyıcılığının yüzde 3’ünü oluşturuyor. Maksimum yüzde 5 yapabilirsiniz. Bunun için daha rasyonel birtakım çözümler yaratmalısınız. Merkezi yönetim başka yerel yönetimler başka işler yapıyor bu da beraberinde bir kısırlığı getiriyor. İZDENİZ’in gemileri büyük gemiler. Bu gemilerin kapasitelerinin düşürülerek daha sık seferler yapması sağlanmalı. Gece 12’den sonra da seferler düzenlenmeli. Bu toplu ulaşıma önemli ölçüde katkı sağlayacaktır. Belediyenin yaptığı işler önce halka hizmet daha sonra kâr amaçlıdır. Geçmişte bunun tam tersi yapıldı. Kârlı değil, rantabl değil denildi. Önce insanları bir yerden bir yere taşımak zorundasınız. Tüm iskeleler TDİ’ye ait. Gemiler sizin, iskele merkezi yönetimin. Bu doğru değil. Siyasi farklılıkları da birbirini engelleme sonucunu getiriyor.  İzmir deniz ulaşımını daha küçük gemilerle daha sık seferlerle yapılmalı.”

Raylı sistem maliyetli

Raylı sistemlerin çok maliyetli olduğunu ifade eden Alver, “Devlette para yok. İzmir raylı sistem anlamında Türkiye’de iyi giden bir kent. Nüfusa oranla baktığımızda raylı sitem uzunluğumuz iyi. Raylı sistemin önemi toplu taşımadaki payı çok yüksek. Mesela sorunlu bir bölge var; Buca. Burada metro tamamlandığında burası nefes alacak.  Günlük 400 bin yolcunun binmesi planlanıyor. Başka raylı sistem projeleri de var. Bunları hemen yapmak mümkün değil maalesef. Çok ciddi yatırım maliyetleri var” dedi.

Ulaşım probleminin büyük ve çok paydaşlı bir problem olduğunun altını çizen Alver, “Bunun çözülebilmesi için herkesin destek sağlaması lazım. En küçük kullanıcı olan, kentte yaşayan vatandaştan ilçe belediyesi, büyükşehir belediyesi ve üstteki merkezi yönetim altında Demiryolları, Karayolları gibi kurumlar üzerine düşen sorumluluğu yerine getirdiğinde ulaşım sorunun en aza indiririz. İnsanların çok rahat ve güvenli hareket ettiği bir kente ulaşabiliriz. İzmir bunu hak ediyor” açıklamasında bulundu.

Çeşme Damla Sakızı AB yolunda: Yıllık 5 ton üretim hedefleniyor! Çeşme Damla Sakızı AB yolunda: Yıllık 5 ton üretim hedefleniyor!

Muhabir: NİL KAHRAMANOĞLU