Ülke genelinde başlayarak hızla yayılan “boykot” çağrısı sonrası İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın soruşturma başlatacağı iddiaları üzerine açıklama yapan İzmir Barosu Başkanı Avukat Sefa Yılmaz, dönemin başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 2008’de Doğan Grubu’na yönelik yaptığı çağrı hatırlattı. Yılmaz, “Bu boykotun yasal olmadığını söyleyenler, 2008 yılındaki boykota baksınlar. Önce soruşturmayı o boykotu yapanlar için açsınlar” dedi. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Başkanı Dr. Cemil Tugay ise boykot çağrılarının hukuksuz bir çağrı olmadığını söyledi.
İstanbul Büyükşehir Belediyesine (İBB) yönelik yürütülen “terör” ve “yolsuzluk” soruşturması kapsamında 19 Mart'ta gözaltına alınan Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) Başkanı ve CHP’nin cumhurbaşkanı adayı İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Vatan Emniyetteki dört gün süren ifade sürecinden sonra 22 Mart’ta çıkarıldığı Çağlayan Adliyesi'nde, 23 Mart günü tutuklandı.
Bunun üzerine CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Saraçhane’de yaptığı bir açıklamada birçok ürün, marka ve televizyon kanalının “boykot” edilmesi üzerine ilk çağrı geldi. Bu çağrı sonrasında ülke genelinde birçok marka da listeye girdi.
İlk adımdan genel boykota
Özel’in açıklaması sonrasında ülke geneline yayılan boykot, genel boykot ismiyle ülke geneline yayıldı. Bugün (2 Nisan) itibarıyla başlayan ve birçok marka ve ürünlerin satın alınmayacağı çağrısı sosyal medyada yayılarak “2 Nisan’da bir gün hiçbir şey almıyoruz. Boykottayız” ifadeleriyle elden ele dolaştı. Boykot çağrılarından sonra İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı da harekete geçti.
“Boykot” çağrısı yapan ve bunu yayan için bir soruşturma başlatılacağı yönündeki haberler üzerine açıklamalarda bulunan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Başkanı Dr. Cemil Tugay, “Genel başkanımızın açıkladığı gibi insanların hukuk çerçevesinde kendi eylemlerini belirleme hakkı vardır. Bir günlük alışveriş yapmama hakkını kullanmak bir çağrıdır. Ve bu kabul görüyorsa, herkes kendi kararını verecektir. Bunun hukuksuz bir çağrı olduğunu düşünmüyorum. Kültürpark’ta böyle bir olay yaşanmasını olumsuz değerlendiriyorum. Benim de şimdi haberim oldu. Hiçbir art niyeti olmadan insanlar o alanı kullanmak için gelmiştir. İnsanlar üzerindeki baskıyı arttırmak gibi bir davranış içine girilirse bunun sonu yok. O zaman sokağa bile çıkamayız. Gençler orada piknik yaptı diye müdahale edilemez. Detayını bilmiyorum, yapıldıysa çok yanlış. Üzerimize düşen varsa gerekeni yapacağız” dedi.
“2008 boykotunu soruştursunlar”
İzmir Barosu Başkanı avukat Sefa Yılmaz ise, bu konunun hukuksal yönünü ele aldı. Yılmaz, 2008 yılında hükümetin “boykot” çağrılarına atıfta bulunarak “Bu boykotun yasal olmadığını söyleyenler, 2008 yılındaki boykota baksınlar. Önce soruşturmayı o boykotu yapanlar için açsınlar. 20 yıl, 35 yıl sonra birinin diplomasını almak ne kadar hakkaniyetli ve hukuklu ise 2008’deki boykota baksınlar ve o boykotun çağrılarını yapanlarını yapanları öncelikle soruştursunlar ve yargılasınlar” dedi.
Erdoğan'ın 2008'deki çağrısı
Boykot tartışmalarının ve soruşturmanın ardından Erdoğan’ın 2008’de başbakanken Doğan Grubu’na yönelik yaptığı çağrıda şu ifadeleri kullanmıştı:
“Milyarlarca lira Türkiye’ye, başbakana, başbakanlığa geliyor. Nereden nasıl geliyor? En ufak bir ispatı yok. Sonra geri vitese takıyor, ‘orada bir yanlışlık oldu’ diyor. Bu ülkede medya güvenilirliğini yitirmiştir, kendini bitirmiştir. Partimin mensupları olarak yalan yanlış bu haberleri yapan medyaya karşı sizler de kampanyanızı başlatın, sürdürün. Bu gazeteleri evlerinize sokmayın, almayın. Bu kadar açık konuşuyorum. Siz mi bize karşı yalan yanlış bu tür kampanyalar yapıyorsunuz, biz de en tabi, en doğal hakkımızı kullanıyoruz. Size karşı biz de bu kampanyayı başlatıyoruz, almayacağız. Hangi dilden anlarsanız o dilden konuşacağız.”