ASYA YAŞARİKİZ / İZ GAZETE – İzmir Sanat Oditoryumu, bugün kent için önemli bir toplantıya ev sahipliği yaptı.

Ulusal Sulak Alan Komisyonu’nun 30.03.3017 tarihli toplantısında alınan 28-2017/1 sayılı kararı sonucu tehlikeye giren, İzmir için çok önemli bir bölge olan ve RAMSAR Sözleşmesi gibi ulusal ve uluslar arası sözleşmelerle koruma altında olan Gediz Deltası alınan karar ile artık tehlike altında değil.

İZMİR İDARE MAHKEMESİ’NİN TARİHİ KARARI

Toplantıda bulunan Doğa Derneği Koruma Programı Koordinatörü Levent Itri Erko; Doğa Derneği, avukat Cem Altıparmak ve Ali Rıza Avcan ile birlikte Ulusal Sulak Alan Komisyonu’nun aldığı karara açtıkları dava ile ilgili bilgi verdi.

Erkol’un aktardığına göre, Gediz Deltası’nın sulak alan bütünlüğünü bozacak söz konusu karar, İzmir İdare Mahkemesi tarafından iptal edildi.

Açılan dava sonucunda İzmir İdare Mahkemesi’nin atadığı yedi kişilik uzman ekip, Ulusal Sulak Alan Komisyonu’nun aldığı karara karşı çıktı.

İPTAL GEREKÇELERİ

Erkol tarafından yapılan açıklamada Sulak Alan Koruma Bölgeleri kararının,

-Kuşlar üzerinde beslenme, yuva yapma, yumurtlama ve yavru bakımı gibi aktiviteler bakımından stres yaratacağı

-Gediz Deltası’nın bütününe yönelik yapılaşma baskısına sebep olacağı

-Gediz Deltası’nın bitki varlığının bütünlüğü üzerinde olumsuz etki oluşturacağı

-Hayvan tür sayısını azaltacağı

-Binlerce senede oluşmuş bir ekosistemin yok olmasına ve telafisi mümkün olmayan kayıplara sebep olacağı tespit edildi.

KUŞ FAUNASININ ÖNEMLİ BÖLGESİ

Erkol, İzmir İdare Mahkemesi’nin bilirkişi heyetinin görüşü doğrultusunda aldığı iptal kararına gerekçe olarak “Gediz Deltası’nın mevcut durumu, taşıdığı ornitolojik potansiyel, incelenen raporlar ve değerlendirmeler, alanın avifauna (kuş faunası) bakımından oldukça önemli bir konumda olduğu, Delta’nın tamamının kuş cenneti statüsünü karşılamakta olduğu ve koruma çalışmaları dışında yapılacak herhangi bir faaliyetin, alanda yaşayan canlılar ve Delta’nın sulak alan bütünlüğü üzerinde kesinlikle negatif etki oluşturacağı”nı gösterdiğini açıkladı.

Türkiye’nin en büyük yüzölçümüne sahip kıyı sulak alanlarından biri olan ve uluslar arası öneme sahip 14 Ramsar Alanı’ndan biri olan Gediz Deltası hakkında alınan bu karar, flamingolar başta olmak üzere çok sayıda kuş ve canlı türünün yuvası olan bölge için çok önemli.

DÜNYA KORUMA İÇTİHADI AÇISINDAN ÇOK ÖNEMLİ BİR KARAR

Doğa Derneği Koruma Programı Koordinatörü Levent Itri Erkol karar ile ilgili “Delta, UNESCO’nun dört Dünya Doğa Mirası kriterinin dördünü birden sağlıyor. Gediz Deltası’nın korunması adına İzmir İdare Mahkemesi tarafından alınan iptal kararı, dünya doğa koruma içtihadı açısından tarihi önem taşıyor. Gediz Deltası’nda söz konusu karar alınsaydı artık Ramsar alanlarına dokunulmazlıkları kalkacaktı. Bu bağlamda çok önemli bir karar. ” şeklinde konuştu.

ÜLKEMİZDE ADALETE OLAN UMUDU YEŞERTEN KARAR

Toplantıda konuşan Ali Rıza Avcan davaya müdahil olmasına gerekçe olarak şöyle konuştu; “Davaya konu olan Ulusal Sulak Alan Komisyonu’na baktığınızda, iki tane doğa örgütünün imzalarını görmemdi. Bu örgütlerden bir tanesi Türkiye’de Ramsar alanlarının korunması konusunda görevli olan örgüttü. O öfkeyle uluslar arası Ramsar teşkilatıyla yazışmalar yaptım ve dikkatlerini çektim. Ve arkasında da dava sürecini yaşadık.” Davanın çok önemli bir karara bağlandığını söyleyen Avcan, Gediz Deltası ile ilgili “Oradaki ekosistem önemli fakat orası bizim toplumun malı. Buna göre kamu yararı çerçevesinde kullanılmalı. Konu sadece Gediz Deltasındaki sulak alanların koruma statülerinin değiştirilmesi değil. Daha önce ÇED raporunu iptal ettirdiğimiz İzmir Körfez Geçiş Projesi ile bağlantılı bir karar. O köprünün ve çevresindeki yapılaşmanın yapılabilmesi için alınmış bir karar. İzmir Körfez Geçiş Projesi yapılabilseydi bizim iptal ettirdiğimiz karar sayesinde yapılacaktı. Bunlar birbirine bağlı iki konuydu. Önce İzmir Körfez Geçiş Projesi ÇED raporunu iptal ettirmemiz sonra da bu davayı kazanmamız ülkemizdeki adalete olan umudun yeşermesi anlamında çok önemli.” dedi.

Toplantıda konuşan davacılardan avukat Cem Altıparmak davanın kazananının sadece davacılar değil İzmir olduğunu söyledi. Altıparmak davaya ‘kentin davası’ olarak baktığını belirterek “İzmir İdare Mahkemesi tarafından verilen bu karar tüm sulak alanlar için örnek niteliğinde. Umuyoruz ki bundan sonra sulak alanların bütünlüğünü bozacak bu gibi kararlar tekrarlanmaz. Nasıl bir kentte yaşayacağımıza ve bu kentte yaşarken söz karar yetkisine nasıl sahip olacağımızı düşündüren ibareler taşıyor. Kordon’dan Kültürpark’a, Harmandalı’ya şehrin birçok önemli konusu hakkında nasıl mücadele edeceğimizle ilgili önemli bir karar." şeklinde konuştu.