İzTV’de yayınlanan Nil Kahramanoğlu ile Gündem Özel’in konukları Bir Arada Yaşarız Eğitim ve Toplumsal Araştırmalar Vakfı (BAYETAV) Genel Sekreteri Bülent Şık ve Akademik İşer Koordinatörü Serkan Turgut oldu. Programda, İzmir’in toplumsal nabzını ölçmek için BAYETAV tarafından ‘yoksulluk’ temasıyla hazırlanan 2025 Şubat Barometresi’nde İzmirlinin sorunlarına değinildi.

Ege’deki sulak alanlarda kuş sayısı yükseldi: İzmir Gediz Deltası 66 bin 461 kuşla öne çıktı Ege’deki sulak alanlarda kuş sayısı yükseldi: İzmir Gediz Deltası 66 bin 461 kuşla öne çıktı

İzmirlilerin gıdaya erişimi sıkıntılı

Yoksulluk temasıyla hazırladıkları 2025 Şubat Barometresi’nde İzmirlilerin gıdaya erişimde yaşadıkları sıkıntıları gözlemlediklerini ifade eden Şık, “Gıda güvencesizliğini ölçmek için 2 ya da 3 soru soruyoruz. ‘Gıda temininde bir güçlük yaşadınız mı ve bu sizde bir kaygıya neden oldu mu?’ diye sorduk. Her 2 İzmirliden 1’i evet yanıtını verdi. Bir de daha somut bir tespit yapmaya çalıştık. ‘Bir yıl içerisinde evinizdeki yiyeceğin bittiği ve yenisini almaya yeterli paranızın olmadığı durumlar yaşadınız mı?’ diye sorduk. Her 3 yurttaştan 1’i gıda temininde ciddi bir güçlük yaşadığını belirtiyor. Ancak bu çok da şaşırtıcı bir sonuç değil. Son 3 yıl içerisinde ülke genelinde yapılan çalışmalarda gıda temininde zorluk yaşandığına ilişkin çeşitli çalışmalar var. Ancak daha spesifik baktığımızda 60 yaş üstü için durum daha da ciddi. Oranlar orada daha çok artıyor. Onun yanı sıra eşinden boşanmış kadınlar, özellikle çocuklu kadınlar çok ciddi sorunlar yaşıyor. Bir de göç edip İzmir’e gelen, göçmen ya da Kürt vatandaşlar gıdaya erişimde sıkıntılar yaşıyor. 10 İzmirliden 8’i tükettiği gıdanın sağlıksız ve güvenilir olmadığını düşünüyor” şeklinde konuştu.

Çocuklar beslenemiyor

Çocuk yoksulluğuna da değinen Şık, “İzmir’in nüfusu 5 milyona yaklaştı ve bunun ortalama 5’te 1’i çocuk. Gıda güvencesizliği toplumun her kesimini etkiliyor ama beslenme yetersizliği, yeterli ve dengeli gıdaya sahip olamama çocuk nüfusu için ciddi bir problem. Yaş küçüldükçe bunun olumsuz etkileri artar. Asli sorumluluk Milli Eğitim Bakanlığı’na düşüyor. Yalnızca o değil Sağlık Bakanlığı ve Tarım Bakanlığını da yakından ilgilendiren sorunlar. Türkiye’de bunu sağlamak için kurulmuş Okul Yemeği Koalisyonu var. İllerde çeşitli STK’lar bu konuyu sıklıkla gündeme getiriyor. Ama ne yazık ki herhangi bir olumlu girişim yok. Yerel yönetimlerin bazı destek-dayanışma faaliyetleri var. Türkiye’de ulusal bir okul yemeği programı yok. Zaten bu konuda taahhüt vermiş bir ülke de değil” dedi.

Muhabir: NİL KAHRAMANOĞLU