Kent tarihi araştırmacısı Bedri Cumhur Doğu, halkın fedakârlığıyla alınan İzmir deniz tayyaresini şöyle anlatıyor:

“İzmir halkı, kendi olanaklarıyla milli savunmaya katkı sağlayarak büyük bir örnek teşkil etti. Bağışlarla alınan bu uçaklar, Türk havacılığının gelişiminde unutulmaz bir iz bıraktı. Bu uçak, halkın fedakârlığının ve vatan sevgisinin gökyüzündeki sembolü oldu.”

İşte, İzmir’in gökyüzüne armağan ettiği bu tarihi uçağın bilinmeyen hikâyesi…

1924-1925 yıllarında İzmir ve İstanbul halkı, Türk havacılığını desteklemek için büyük bir kampanya başlattı. Toplanan paralarla Danimarka’da faaliyet gösteren Alman Rohrbach firmasına sipariş verilen iki deniz uçağı, 1926 yılında Türkiye’ye getirildi. Bu uçaklara, bağışı yapan şehirlerin isimleri verilerek “İstanbul” (1201) ve “İzmir” (1202) adları verildi.

Uçaklar, ilk olarak 1. ve 3. Deniz Tayyare Bölükleri’nde (Dz. Ty. Bl.) görevlendirildi. Daha sonra 1928’de 31. Deniz Tayyare Bölüğü’ne transfer edilerek keşif ve deniz savunma görevlerinde kullanıldı. 1934 yılında ise görev süreleri sona erdi.

İzmir halkının bağışları ile alındı

İzmir halkının bağışlarıyla alınan uçaklardan ilki, 1926 yılında isimlendirilerek “İzmir” adını aldı ve kara tayyaresi olarak havacılık filomuza katıldı. Bir yıl sonra, 1927’de ise yine halkın desteğiyle temin edilen deniz tayyaresi, aynı isimle gökyüzüne yükseldi. Böylece “İzmir” adı, hem karada hem de denizde kanat açan iki farklı uçakta yaşatıldı.

Erken Cumhuriyet döneminde Türk Hava Kuvvetleri’ni güçlendirmek için halkın desteği büyük önem taşıyordu. Bu süreçte İzmir Tayyare Cemiyeti, halktan toplanan bağışlarla uçağın alınmasına öncülük etti. Cemiyet, 7 Mayıs 1926’da büyük bir kutlama ve isimlendirme töreni düzenledi.

İzmir’in Kanatları Gökyüzünde

1926 yılında İzmir halkının katılımıyla düzenlenen törende, İzmir Belediye Başkanı Aziz Akyürek ve İzmir Valisi Kazım Dirik Paşa, uçağın isimlendirme sürecine tanıklık etti. Halkın coşkulu alkışları ve tezahüratları arasında uçağa “İzmir” adı verildi.

Tören sırasında uçak, gösteri uçuşu yaparak halka teşekkür etmek amacıyla özel broşürler dağıttı. Bu broşürde şu ifadeler yer alıyordu:

“Muhterem İzmirliler, bugün sevgili İzmir’imizin saf ve temiz havasında süzülen ‘İzmir Tayyaresi’, cemiyetimize verdiğiniz bağışların ve fedakârlığınızın canlı bir eseridir. Tayyare Cemiyeti, gösterdiğiniz vatanseverlik karşısında hürmetle eğilir.”

Tarihe Geçen Uçak: “İzmir” Deniz Tayyaresi

Türk deniz havacılığına kazandırılan bu uçaklar, dönemi için oldukça ileri teknolojiye sahipti. İşte İzmir deniz tayyaresinin teknik özellikleri:
    •    Mürettebat: 3-4 kişi
    •    Motorlar: 2 x BMW, 550 HP
    •    Kanat açıklığı: 27.55 metre
    •    Uzunluk: 17.20 metre
    •    Yükseklik: 6.00 metre
    •    Seyir hızı: 185 km/saat
    •    Maksimum irtifa: 4500 metre
    •    Havada kalış süresi: 5 saat
    •    Silah donanımı: 4 adet 7.9 mm makineli tüfek ve 1000 kg bomba kapasitesi

Türk Havacılığının Sivil Destekli İlk Adımları

Türk havacılığı henüz yeni gelişmekteyken, İzmir ve İstanbul halkının özverili desteği, ülkenin askeri hava gücüne büyük katkı sağladı. Bedri Cumhur Doğu, bu sürecin Türk savunma sanayisi için kritik bir aşama olduğunu vurgulayarak şunları ekliyor:

İzmir'de trajik kaza: Kontrolden çıkan araç şarampole uçarak alev aldı! İzmir'de trajik kaza: Kontrolden çıkan araç şarampole uçarak alev aldı!

“Halkın desteğiyle alınan bu uçaklar, Türkiye’nin ilk sivil destekli savunma hamlelerinden biri olarak tarihe geçti. İzmir, bu alandaki öncü şehirlerden biri olarak, havacılığa olan katkısını tarih boyunca sürdürdü.”

1934 yılında hizmet dışı bırakılan İzmir deniz tayyaresi, bugün hala Türk havacılık tarihinde unutulmaz bir iz bırakmış durumda. İzmir halkının bağışlarıyla alınan bu uçak, bir milletin havacılığa olan inancının ve fedakârlığının bir sembolü olarak hafızalarda yaşamaya devam ediyor.

O döneme ait arşivlerde İzmir deniz tayyaresinin fotoğrafları yer almakta. Törenlerden, halkın coşkusundan ve uçağın havalandığı anlardan kareler, geçmişin izlerini bugüne taşıyor. Bu eşsiz görüntüler, o günlerin heyecanını yeniden hissetmek isteyenler için arşivlerde saklanıyor.

İzmir’in kanatları gökyüzünde olmasa da, halkın inancı ve fedakârlığı tarih sayfalarında yaşamaya devam ediyor!

Muhabir: SEMRA İĞTAÇ