Cengiz Aldemir/ANKARA - HDP İzmir Milletvekili ve Çevre Komisyonu Üyesi Murat Çepni, meclis de yaptığı basın toplantısında İzmir Aliağa’da sökümü yapılacak asbestli gemi ve özelleştirme kapsamına alınan Datça Kargı Koyu ile ilgili değerlendirmeler de bulundu.

Toplumun bir çok kesimi tarafından tepkilere neden olan asbestli, zehirli gemi tartışmasının sürdüğünü ifade eden Çepni, konuyla ilgili Sağlık, Ulaştırma, Çevre ve Şehircilik Bakanlıklarına sormalarına rağmen bir yanıt verilmediğini söyledi.

DÜNYADA ASBESTLİ GEMİ SÖKÜMÜ YASAK

Daha önce Fransız donanmasında nükleer operasyonlarda kullanılmış, asbest ve ağır kimyasal içeren gemiyle ilgili detaylı bilgiler veren Ekolojist Çepni, Türkiye’den önce Hindistan’a gönderilen geminin, 100 bin ton asbest içerdiği gerçeğinin ortaya çıkması sonrası sökümünün kabul edilmeyerek, İzmir Aliağa’ya gelme durumunun ortaya çıktığını kaydetti. Dünya’nın birçok ülkesinde gemi söküm tesisleri olmasına rağmen asbestli gemilerin yıllardır sökülmediğini ve yasaklandığını anımsatan Çepni, “Tehlikeli asbest, zehirli ve nükleer atıkları barındıran bu tip gemiler Türkiye, Hindistan, Pakistan ve Bangladeş gibi ülkelerde sökülüyor” dedi.

ALİAĞA’DA KANSER ORANI ÇOK YÜKSEK

Gemi sökümü yapılacak olan İzmir Aliağa gemi söküm alanının, son derece kirlenmiş ve zehir saçan bir bölge haline getirildiği için kanser oranının da çok yüksek olduğunu ve söküm hakkında detaylı bilgiler paylaşan HDP’li Çepni, Türkiye’nin AKP iktidarı döneminde dünyanın en çok naylon ve çöp satın alan ülkesi haline getirildiğine de vurgu yaptı.

SARAYIN ÇEVRECİLİĞİ RANT PROJELERİNE MAKYAJ

Türkiye AB’nin çöplüğü durumuna geldiği eleştirisinde bulunan Çepni, “Çevre ve Şehircilik Bakanlığı kirlet ama öde politikasıyla sözüm ona çevreci politikalarla göz boyamayla aslında sarayın süper rant projelerine makyaj oluşturma bakanlığı haline gelmiş durumda. Sao Paulo gemisi Türkiye’de sökülmeyecek de tamir edilip, onarılıp bir savaş gemisine mi dönüştürülecek? Yani gemi söküm çalışması mı yoksa bir savaş politikası mı?” diye sordu.

GEMİYİ HANGİ MANTIKLA GETİRİYORSUNUZ?

Gemi söküm maliyetinin 450 dolar iken Türkiye’nin 60-75 dolar arasında yapılmasının nasıl mümkün olacağını soran Çepni, İzmir Gaziemir’de kansere neden olan nükleer çubukların bu tür bir gemiden getirilmiş olabileceğini ileri sürdü. Cumhurbaşkanı, Çevre, Enerji, Sağlık ve Ulaştırma Bakanlarına, “Bu gemiyi hangi mantıkla Türkiye’ye getirirsiniz?” diye soran Ekolojist Çepni, “Bu gemi durdurulmalıdır” diyerek çevre örgütlerini ve halka uyanık olma çağrısında bulundu.

SARAY VE ŞİRKETLER DATÇA’YI HORTUMLUYOR

Saray yönetiminin gece yarısı kararnamelerinden bir tanesinin de Datça Kargı Koyu için çıkartıldığını belirten Çepni, 128 dönümlük doğal güzelliğinin yanı sıra arkeolojik sit alanı olan kamu arazisinin otel ve otopark yapılmasının kabul edilemez olduğunu söyledi. Saray yönetiminin kararnameleriyle Datça gibi birçok sahil ve koyların talan ve yağmalandığını anımsatan Çepni, sahillerin kararnameyle yerel yönetimlerden alınarak Cumhurbaşkanlığına bağlanmasına tepki göstererek, “Yani, hortumun bir ucu Cumhurbaşkanının elinde bir ucu onun şirketlerinde. Böylesine organize bir yıkım ve talan sistemi kurulmuş durumda. Buradan Datça Kargı koyu için bir duyarlılık çağrısı yapıyoruz. Kaz dağlarında nasıl bir mücadele ortaya koyduysak, Karadeniz’de Cerattepe’de nasıl bir mücadele ortaya koyduysak ve koymaya devam ediyoruz. Dersim’de İzmir’de Ege’de bütün maden alanlarında nasıl bir mücadele ortaya koyduysak Datça için de ortaya koymak gerekir. Datça’yı savunmaya devam edeceğiz” diye konuştu.

Halkın bütçesinden 128 milyar doların beşli çete ve saray sermayesi tarafından hortumlandığını ileri süren Çepni, AKP’nin kar odaklı bir rant sistemi yüzünden doğa ve emekçi kesiminin mağduriyet yaşadığını da sözlerine ekledi.