İzmir Adliyesi’nin önünde yıllardır arzuhalcilik yapan 82 yaşındaki İmran Cabbar, vatandaşın dertlerini dinleyip hukuki dilekçeler hazırlayarak yardımcı oluyor. Doğu Anadolu’da, Ardahan’ın Göle ilçesine bağlı Gülistan Köyü’nde doğan Cabbar, 40 yıldır İzmir’de yaşıyor ve mesleğini sürdürüyor.

“Hukuki süreçte yol gösteriyorum”

Hukukçu olmadığını ancak vatandaşların hukuki sorunlarını dinleyip yönlendirme yaptığını belirten Cabbar, “Buraya gelen insanlara önce derdini soruyorum. Boşanma davası mı, icra takibi mi, şiddet mi? Eğer yazabileceğim bir dilekçeyse hemen hazırlıyorum ve adliyeye yönlendiriyorum. Ama konu beni aşıyorsa avukata gitmeleri gerektiğini söylüyorum” dedi.

“Avukata gidecek durumu olmayan insanlara yardımcı oluyorum”

Cabbar, ekonomik durumu iyi olmayan veya okuma yazma bilmeyen insanların hukuki işlemlerini kolaylaştırdığını ifade etti. “Herkesin avukata gitme imkânı olmuyor. Bazı insanlar dilekçe yazmayı bile bilmiyor. Burada onlara yardımcı oluyorum. Temyiz, istinaf gibi süreçlerde yol gösteriyorum. Adliyeye giden vatandaşları bilinçlendiriyorum” diye konuştu.

Sağlık sorunlarına rağmen mesleğe devam ediyor

Kalp ameliyatı geçirdiğini ve bu nedenle eskisi kadar sık gelemediğini söyleyen Cabbar, “Bypass ameliyatı oldum, biraz zorlanıyorum ama yine de elimden geldiğince insanlara yardımcı olmaya çalışıyorum. 40 yıldır bu işi yapıyorum, İzmir benim evim oldu” dedi.

İzmir'e özgü, geleneksel tat: Lezzetine doyamayacak, bir dilim daha isteyeceksiniz! İzmir'e özgü, geleneksel tat: Lezzetine doyamayacak, bir dilim daha isteyeceksiniz!

Arzuhalcilik onun için bir vicdan meselesi

İmran Cabbar, Yaşar Kemal’in romanlarında rastlanan arzuhalcileri andırıyor. Eski İstanbul hikayelerinde, Anadolu kasabalarında yahut Yeşilçam filmlerinde gördüğümüz, daktilosunun başında vatandaşın derdini dinleyen, hukuki metinleri halkın anlayacağı dile çeviren o karakterler gibi… Avukatlık yasasına göre yasaklanan bu meslek artık yok olmaya yüz tutmuş olsa da, Cabbar için arzuhalcilik bir geçim kaynağından öte, bir vicdan meselesi. Maddi kazanç elde etmese de insanlara yol göstermenin, çaresizlerin yanında olmanın değerini biliyor. Yarım asra yakın süredir adliye önünde, bir masanın başında, bir kalemin ucunda hayatların değiştiğini görerek yaşamaya devam ediyor.

Muhabir: SEMRA İĞTAÇ