Devletin gücüyle milletin gücü ve iradesinin karşı karşıya getirildiği karanlık günlerden geçiyoruz.

Devletin tüm gücünü elinde tutan ve bunu basının, muhalefetin ve siyasi rakiplerinin üzerinde sopa gibi kullanan iktidar iyice gemi azıya aldı. Herkes diplomasına, malına mülküne ve de aklına mukayyet olsun!.. Diyeceğim ama torbadan dökülen turplar daha bitmemiş olabilir…

İroni gibi gelebilir ama olmazların oldurulmaya, mızrakların çuvala sığdırılmaya çalışıldığı akıl almaz günlerden geçiyoruz. Eğer iktidarın ayağına basıyorsanız, gözaltı, tutuklama kapıda, bunu zaten biliyoruz. Eğer siyasetçi iseniz, hele tek adam için bir tehditseniz; soruşturmalar, siyasi yasak vb göz korkutmalar da artık yetmiyor… Tek adamı sandıkta defalarca yenmiş, ilk cumhurbaşkanlığı seçiminde de mutlak yeneceği görülen bilinen İmamoğlu ve tüm çalışma arkadaşları sabah baskınlarıyla evlerden toplanabiliyor…Ekonomi tepe taklak, kurlar fırlıyor, borsa çöküyor; rakibi saf dışı bırakma gayretinin ülkeye maliyeti yüz milyarlar!...Bunun bedelini yine yoksul halk ödeyecek ama kimin umurunda!.. Yeter ki o koltuktan kalkmasın, onu kaldıracak güçte olanlar da bertaraf edilsin.

Tek adam rejiminin değişmesinin kolay olmayacağını hep biliyorduk. Seçime ve sandığa saygısı olmayan, mühürsüz oylarla ‘atı alıp Üsküdar’ı geçen’. halk iradesi tanımayan, seçilmişleri koltuklarından uzaklaştıran, arkalarında kim bilir ne hukuksuz uygulamalar bırakan bir rejim, kolay kolay gider mi? İşte, tablo ortada, bir seçim olsa halk bunları elsiz ayaksız evlerine gönderecek ama bunlar yargıyı sopa yapmış bodoslama muhalefete, siyasi rakiplere saldırıyor.

Dünyanın hiçbir ülkesinde, muz cumhuriyeti filan da değil; hiçbir coğrafyada olmayacak dalaveralarla iktidarda kalmaya çalışan bir zihniyetten söz ediyoruz. Yıllarca ‘terörist başı, bebek katili’ dedikleri İmralı tutuklusu ‘kurucu önder’ yapıldı, boşalan ‘terörist’ kadrosuna İmamoğlu oturtulmaya çalışılıyor, öyle mi, geçiniz…

Şu yaşadıklarımıza artık ‘makul mantıklı’ bir açıklama yapma dönemi geçti. Hele hukuk, yargı filan demenin hiç manası kalmadı. Bu çağdışı akıl almaz yönetim biçiminin önümüze daha neler getireceğini kestiremiyoruz. Çünkü sağlıklı düşünen bir aklın ürünü değil yapılanlar. Kendilerine bir faydası da olmayacak, sadece İmamoğlu’nu daha da güçlendirecek…
İmamoğlu, tek adamın ‘korkulu rüyası’, artık ayan beyan ortada. Adaylığını engelleyebilecek mi, rüyasında görür!..Şimdi tabandan en tepeye kadar CHP nin her üyesine, düşen görev, Pazar günü yapılacak ön seçimde sandıkları patlatmak!.. En yüksek katılımla ön seçim görevini yetine getirmek. Bu bir sınav ve gövde gösterisine dönüşmeli. Özellikle de İzmir’de…