Ekonomi; güven temellidir, hukukun üstünlüğü ve yargı bağımsızlığı olmadan ekonomide istikrar, toplumda da eşitlik ve refah sağlanamaz.
Ekonomik göstergeler; işsizliği, yoksulluğu, pahalılığı, vatandaşın borç yükü altında ezildiğini anlatıyor.
Türkiye; yoksullukta Avrupa Birliği ülkeleri arasında birinci sırada. Yaşlı nüfus artıyor, gençler hayat pahalılığından evlenemiyor. Her 4 üniversite mezunundan biri işsiz. Vatandaş hem işsiz hem de borçlu. Bankalararası Kart Merkezi’ nin verilerine göre kredi ve kart borcunu ödeyemeyenlerin sayısı 1.8 milyon.
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’ nun diplomasının iptal edilmesi, gözaltına alınması ve daha sonra da tutuklanması; ekonomiyi ‘’ türbülans’’a soktu. Bu süreçte borsa çöktü, kur fırladı, Türk Lirası bir günde yüzde 10 eridi, ekonomi 2 yıl önceki seviyesine indi. Döviz kurunu baskılayarak kontrol etmek için rezervden 3 günde 27 milyar dolar satıldı. Borsadaki şirketlerin değeri 2 trilyon düştü.Türkiye’ nin dış borcuna 600 milyon dolar eklendi. Hazine’ nin borçlanma maliyeti yüzde 25 arttı. Borçlanma risk primi 280’ den 325’ e yükseldi. Bu arada; yabancı yatırımcı da 20 milyar dolarla ülkemizden çıktı.
Gerginliğe değil; huzura, barışa ve dayanışmaya davet
İçinde bulunduğumuz ekonomik, sosyal, siyasal ve küresel koşullar; ülkemizin gerginliğe, ‘’çatışma’’ ya, ‘’kavga’’ya değil; huzura , barışmaya ve dayanışmaya ihtiyacımız olduğunu açık bir şekilde ortaya koyuyor.
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’ nun önce üniversite diplomasının iptali, ardından da gözaltına alınıp tutuklanması; toplum kesimlerinde gerginliğin ve ‘’çatışma’’ nın fitilini ateşledi. Üniversitelerde protestolar, akademik boykotlar ve farklı görüşteki yurttaşların da katılımıyla ülke düzeyine yayıldı. Oluşan tepkiler, adeta ‘’isyan’’a dönüştü. Hukukun üstünlüğü, bağımsız ve tarafsız yargı tartışmalarının alanı genişleyerek ülke düzeyine yayıldı. Denilebilir ki; ülke adeta bir ‘’kaos’’a sürüklendi.
Bu arada; CHP; düzenlediği ‘’önseçim ‘’ ve ‘’dayanışma’’ kampanyasıyla İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nu ‘’ CHP’ nin Cumhurbaşkanı adayı’’ olarak ilan etti. Bu süreçte CHP’ li belediyelere ‘’kayyum’’ atanması da devam etti. Böylece; ülke, belirsizliğe sürüklenmiş oldu, geleceğe dönük kaygı ve kuşkular da arttı.
Ayarını bozdugumuz kantar,gün gelir hepimizi tartar…
Adalet hepimize lazım. İster siyasetçi, ister sade yurttaş olsun, hukuk yoluyla bir kişiye yapılan ‘’ haksızlık’’ toplumun tümüne yapılmış ‘’haksızlık’’ tır.
İşkencenin en can acıtıcı olanı fiziksel işkence değil; hukuk yoluyla yapılan işkencedir. Şair Sadî-i Şîrâzî , ‘’ adalete susayan bir insanın susuzluğunu dünyanın bütün nehirleri gideremez’’ diyor.
Hz.Ali ‘nin ‘’herşey inceldiği yerden, zulüm kalınlaştığı yerden kopar’’ sözü, zulümle ‘’abad’’ olunamayacağını anlatıyor.
Devlet; babaocağı, ana kucağıdır, yurttaşlarına şefkatini, merhametini, sevgisini esirgememeli. Yurttaşlar için en büyük tehdit; devletin ‘’rota’’ sını kaybetmesidir. Unutmayalım ki; hepimizi sığınacağı yer; hukuk, adalet ve devletin şefkati, merhametidir.
Sonuç olarak ayarını bozduğumuz kantar, gün gelir hepimizi tartar. Rotasını kaybeden kaptana hiçbir rüzgarın faydası olmaz.