Çocukluktan ergenliğe geçiş döneminde büyümenin vermiş olduğu heyecanla, hayatı anlamaya çalışırken bir güzellik algısı başlar…

Ergenlik döneminde çocukları olanlar için zaten çok yakın bir konu. Aslında bizlerinde yaşamış olduğu bir dönem…
Geçmiş ve şimdiki zaman dönemin vermiş olduğu farklılıklar ile güzellik algısının da değişmiş olduğunu görüyoruz…
Bu konuyu çok önemsiyorum çünkü çocuklarımızın farklı bir güzellik ve estetik algısının içine çekildiğini görüyorum. Bu da beni endişelendiriyor…
Geçtiğimiz hafta TV programımda uzmanımız Sosyolog Şehime Gül Gözen ile bu konuyu konuştuk…
Bu hafta bu konuyu köşeme taşıyıp sizler ile paylaşmak istedim…

Konu ile ilgili sosyolog Gözen  “Gençlerimiz televizyonda izlediği ya da sosyal medyadan gördüğü kişilere özeniyor, gerçek olmayan ve filtrelere dayalı bir güzellik algısı yaratıldı “ dedi.

O kadar haklı ki, peki kim ya da kimler böyle bir güzellik algısı yaratmak istiyor? Amaçları ne?

Önce ergenlik dönemin de güzellik algısından bahsetmek istiyorum sizlere;

Bu dönemde güzellik algısı, genellikle toplumsal normlar, ailevi etkiler, arkadaş çevresi ve medya aracılığıyla şekillenir. Ergenler, bedenlerinin değişimiyle birlikte kendilerini keşfetmeye çalışırken, dış görünüşlerine yönelik kaygılar artar. Güzellik algısı, sadece dışsal bir özellik olmanın ötesine geçer; aynı zamanda toplumsal kabul, bireysel kimlik ve özgüvenle doğrudan ilişkilidir.

Fiziksel Değişim ve Güzellik Algısı;

Ergenlik, hormonların etkisiyle vücutta hızlı ve belirgin değişimlerin yaşandığı bir dönemdir. Gençler, ciltlerinde meydana gelen sivilce, vücut hatlarının belirginleşmesi, boyun uzaması gibi fiziksel değişimlerle yüzleşirler. Bu dönemde, ergenler genellikle bu değişimlere karşı hassasiyet gösterir ve bedenlerine dair algıları daha keskin hale gelir. Özellikle cinsiyetler arası farklar, güzellik algısını farklılaştırabilir. Kızlar, daha ince vücut hatları, düzgün cilt ve belirgin yüz hatları gibi özelliklere daha fazla odaklanabilirken, erkekler de kaslı ve güçlü bir vücut yapısına sahip olma eğiliminde olabilirler.

Toplumsal Etkiler ve Güzellik Standartları;

Toplumun dayattığı güzellik standartları, ergenlerin estetik algılarını derinden etkiler. Medya, reklamlar ve popüler kültür, gençlerin nasıl “güzel” olmaları gerektiğini belirleyen unsurların başında gelir. Televizyon, dergiler, sosyal medya ve influencer kültürü, ideal güzellik anlayışını sürekli olarak gençlerin zihnine yerleştirir. Bu ideal, genellikle belli bir beden tipi, yüz hatları ve tarzla tanımlanır. Ergenler, bu standartlara uymaya çalışırken, dış görünüşlerine olan ilgileri artar. Ancak, bu toplumsal güzellik anlayışının, genellikle gerçekçi olmayan ve çoğu zaman tek tip bir güzellik anlayışı sunduğu göz ardı edilmemelidir. Çok erken yaşta yüze yapılan estetik işlemleri hem gelişme döneminde ki çocuklarımızın hayatını olumsuz etkilerken aile ve ergen arasında da bir çatışmaya neden olur…

Sosyal Medyanın Rolü;

Sosyal medya, ergenlerin güzellik algısını şekillendiren güçlü bir faktördür. Instagram, TikTok gibi platformlarda sürekli olarak paylaşılan filtreli, düzenlenmiş ve mükemmel görünen fotoğraflar, gençlerin kendilerini bu standartlarla karşılaştırmalarına neden olur. Mükemmeliyetçi imajlar, ergenlerin kendi bedenlerini beğenmeme, başkalarına ait “ideal” görünüme ulaşma kaygısını doğurur. Gençler, bu dijital ortamda beğeni toplama, takipçi kazanma veya popüler olma isteğiyle kendilerini daha fazla dış görünüşle tanımlamaya başlarlar. Sosyal medya, bir yandan güzellik ve estetikle ilgili yeni bir dil yaratırken, diğer yandan psikolojik baskılara yol açabilir.

Aile ve Arkadaş Çevresi;

Aile, bir ergenin güzellik algısının şekillendiği ilk sosyal çevredir. Aile üyelerinin güzellik anlayışları, gençlerin kendilerini nasıl gördüğünü etkiler. Pozitif ve destekleyici bir aile ortamı, ergenin özgüvenini artırabilirken, güzellik üzerine aşırı vurgular yapmak veya dış görünüşü eleştiren tutumlar, gençlerin beden imajı üzerinde olumsuz etkiler yaratabilir. Ayrıca, ergenlerin arkadaş çevresi de bu dönemde önemli bir rol oynar. Arkadaşlar, sosyal gruplar ve okul çevresi, gençlerin güzellik anlayışlarını şekillendiren bir diğer etkendir. Gençler, genellikle arkadaş çevrelerinde kabul görmek için belirli bir görünüm ya da stil arayışına girerler.

Son olarak ergenlik döneminin çocuklarımız için zor bir geçiş dönemi olduğunu hatırlatmak isterim. Sabrımız ne kadar zorlanıyor olsa da anlayışlı bir sevgi dili kullanmak çocuklarımız üzerinde daha olumlu bir etkiye neden olacaktır…

Güzel günlerde görüşmek üzere…